21 Mayıs 2026 Perşembe

Bir tatlı hatıra

Hafta başından beri evden işe, işten eve, arada kısa mesai, yatak istirahati ile geçti günler. Haliyle sıkıldım. Bugün birkaç kere muayenehanenin önüne çıktım hava almak için. Morsalkımlar döktü çiçeklerini. Yeşil bir paravan şimdi, sokakla aramıza gerilen.Gölgede oturdum. Derin nefesler aldım, verdim. Arkadaşımla telefonda sohbet ettim. Ani gelişen, küçük bir kriz için empati aldım. Sonra onu dinledim. Şiddetsiz iletişim kampında geçirdiği deneyimi anlattı. Küçük çatışmalar, kendini açmalar, duygu ve ihtiyaç tahminleri, yeni stratejiler, herkesin duyulması için alan tanınması... Bir arada yaşamanın ne zor, geçinmeye gönlü ve hevesi olmanın ne büyük meziyet olduğunu düşündüm. 

Kızım, arkadaşlarıyla çarşıya gitmek için izin istedi sonra. İşim bitince buluşmak üzere sözleştik. Hataylı bir ailenin işletmesine gittik ve yöresel yemekler denedik. Hatay'da yediklerim kadar lezizdi. Çay, kahve faslını sahile bıraktık. Yol boyu konuştuk. Çay bahçesinde bir arkadaşım da katıldı yanımıza. Sırlardan bahis açıldı, dedikodulardan... Laf lafı açtı. İsim vermeden birinden bahsettim. Kızım da, arkadaşım da tanıyor muyum diye sordu. Kızıma hayır, dedim. Arkadaşıma sen de tanımıyorsun manasında Deniz bile tanımıyor, dedim. Aksi pekâlâ mümkün elbette ama fark ettim ki kızım benim hayatımın merkezinde. Arkadaş bellediğim hemen herkesi tanıyor, biliyor. Birbirimize sahiden yarenlik ediyoruz. Sohbet ediyoruz. Bunun için çok şükran dolu içim. Hayatımın en büyük iyikisi, başarısı, sevinci bu sanırım. Kızımla olan ilişkim. Ona verdiğim emek ve inşa ettiğimiz ilişki. Bir kez daha tanıklık ettim bu zenginliğe bu akşam ve keyfine vardım. Günün mutluluğu ve tatlı hatırası olarak geçsin kayıtlara. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder