Salı günü işten biraz erken çıktım. Hava nasıl ılık, nasıl parlak güneşli anlatamam. Evde yığınla iş beni bekliyor. Yazlıkları kaldır, kışlıkları çıkar. Çamaşır katla, yıka. Yemek yap. Ama dedim ya gökyüzü masmavi, dışarıda üşümeden oturabileceğin sıcaklıkta. Eve gidip kendini iş yığının içine fırlatmak gene de bitiremeyeceğini bilmek ve bu havanın tadını çıkarmamak düpedüz kendine ihanet. Aradım bir arkadaşımı. Favori çay bahçemize gittik. Simit, beyaz peynir, şahane demlenmiş çay... İyi bir çaya hayır diyemiyorum. Dört bardak içtim, içmelere doyamadım. Sohbet ettik. Oh çok şükür dedik. Birbirimize hayatta zorlandığımız alanları sıkça açtığım bir arkadaşımdı. Ama o gün oralara girmedik. Benimki biraz bilinçli bir tutumdu. Sebebi de çözümü de benden kaynaklı olmayan bir mesele var, anlatsam sabahlara kadar konuşabilirim ama artık orayı düşüncelerimle beslemek, sürekli canlı tutmak istemiyorum. Suyunu, gıdasını keseyim ve yavaş yavaş canlılığını yitirsin. Çünkü hayatım bu sıkıntıdan ibaret değil. Biz böyle başka başka şeyler konuştuk. Arkadaşıma gelen yeni bir yan iş teklifini, onu mesleki açıdan tatmin edecek, beni gururlandıran birkaç aylık işi, İstanbul'da nerede nasıl konaklayacağını, hayallerimizi, yaptıklarımızı... Ne çok şey birikmiş anlatacak, ne çok şeyi biz, bizi davranışlarıyla rahatsız eden, üzen kişilerin yaptıklarını anlatarak es geçmişiz, hayretle gördük. Oturup bir karar almadık elbette ama bunu gözeteceğimizden de eminim.
Muayenehaneyi açalı 11 yıl oluyor. Ara ara bazı yerler elden geçiyor haliyle. Yenileniyor. Cihazlar, dekorasyon... Bir ünitimi üç yıl önce yenilemiştim. Şimdi sıra diğer klinik odasındakini yenilemeye geldi. Birkaç gündür bunlarla uğraşıyorum. Önce üç seramik karosu kırıldı. Alttaki tesisat taşındı. Bugün elektrikçi ve seramikçi gelecek. Aynı seramiğin yedeği de yoktu. Aradım buldum. Sabah seramikçileri gezerken ve en yakın seramiği bulmaya çalışırken (birebir olmasa da dikkat çekmeyecek kadar yakınını bulabildim, eskisi parlak yenisi mat) bu çaba gözüme birden hayatın metaforu olarak gözüktü. Yenilenmek için gerekli bu küçük tadilatın gerçek hayatta da karşılığı vardı. Yeniyi, daha işlevseli, daha iyi hizmet edeni hayata almak için eskiyi çıkartmak, çıkardığı tahribatı tamir etmek gerekiyordu. Benim örneğimde olduğu gibi. Üstüne para, zaman, emek harcayarak bunları yaptırmaya karar verdim, adım attım. Eski üniti ittirince altındaki pas lekelerini ovaladım, sildim. Bugün ve yarın kalan işler tamamlanacak. Pazartesi yeni ünitim çalışmaya hazır pırıl pırıl hastaları karşılayacak. Arkasındaki bu ter, pislik, yorgunluk belli bile olmayacak. Sanki hep oradaymış gibi. Sonra kendime harcadığım emeği düşündüm. Katıldığım mesleki ve kişisel gelişim eğitimleri, terapi odaları, spor salonları, koşu pistleri... Onca gözyaşı, kan ter... Maddi manevi ayrılan kaynaklar... Hepsi muayenehanemi güzelleştirme çabam gibi. Orayı geliştirdiğim gibi kendimi de geliştiriyorum, bedenen ve zihnen. Bu bir günde olmuyor ama duygusal dayanıklılığımın çok arttığını fark ettiğim bir yerdeyim. Bu da beni mutlu ediyor. Gurur veriyor. Birilerini suçlamak, kendimi kurban gibi görmek, edilgen kalmak yerine yürümeyi sürdürdüğüm için, yenilendiğim için, daha iyi bir ebeveyn olma çabamı sürdürdüğüm için sahiden mutluyum. Geçen gün kendimi yorgun hissediyordum. Bir tatile ihtiyaç duyduğumu düşündüm. Uçak biletleri fiyatlarını görünce vazgeçtim. Asıl meselenin dinlenmek, mola almak, hatta çok yorulmadan önce destek almak, işlerimi kolaylaştırmak için kaynaklar yaratmak olduğunu fark edince yeni stratejiler devreye sokmam gerektiğini anladım. Market alışverişini eve getirtmek sık kullandığım bir yöntem. Buna haftada iki ev yemekleri siparişini ekleyebileceğimi anımsadım. Şahane bir tedarikçim var. Kime önerdiysem çok memnun kaldı. Kendi evinde, mutfağında, anne yemeklerini pişirip sarıp sarmalayıp istediğim saatte kapıma bırakıyor. Daha önce misafir geleceği zaman kullandığım bu kaynağı daha sık kullanmak, kendime bunu lüks görmemek için yeni düzenlemeler yaptım. PT ile çalışmayı bırakıp dörtlü stüdyo dersine başladım. Oradan artan kaynakla leziz, ev yemekleri daha sık kapıma gelecek. Her zaman gittiğim spanın %50 indirim kampanyasından masaj paketi de satın aldım. Haftada bir gidip bedenimi mahir ellere bırakmak ve gevşemek bana iyi gelecek. Bir de eve temizlikçi bulsam rahata ereceğim. Orada sürdürülebilir bir düzen sağlayamadım. Sözün özü, gündelik hayatta yardım almak; destek, kolaylık ihtiyaçlarını sağlayacak koşulları sağlamak şart. Yoksa her zorlanmanın izi düşüyor bedenimize, duygusal dayanıklılığımıza; yoruluyor, bıkıyor, beziyoruz. Bir tatil ya da yeni bir ev paklar sanıyoruz. Güç bela yaptığımızda hiçbir şey değişmiyor. Sabah sabah yaşadığım farkındalık iyi geldi bana. Zihnimin karanlık koridorlarında birkaç ampulü daha açtı. Yol ve yolculuk sürüyor. Gözüm, kulağım Neslihan'da artık. Onun Derin İzler serisini bekliyorum, yola çıkmak için vereceği ipuçlarını, kendi İzi Düşer serimi bitirirken.

