26 Nisan
Sabah 07.50 suları...
Büyük gün geldi çattı.
Geçen yıl ilki yarı maraton olarak düzenlenen Troyarun bu yıl tam maraton olarak da koşuluyor. Troya antik kentinden başlayacak tam maratoncular, şehrin içini turlayacak 21,10 ve 6k'cı binlerce koşusever şehri doldurdu. Üç gündür kordonda şenlik havası esiyor. Otellerin doluluk oranının da arttığı söyleniyor.
Herkes kendi ritminde, kendiyle rakip.
Çok değil altı, yedi ay önce özellikle dışarı çıkmazsam günlük 1000 adımı aşmakta zorlanırken yarış kitimi almak, parkuru bitirmek üzere evden çıkmak, arkadaşlarımla buluşacak olmak heyecan verici.. Koşu süremi pek arttıramadım. Hedefim 50-70 dk arasında, ağırlıklı yürüyerek bitirmek. Asıl performansımı yarış esnasında göreceğim.
27 Nisan
Dünün bilinmezi bugünün gerçeğidir. Dün gittim. Ta Bremen'den birlikte koşmak için gelen arkadaşımla buluştum. Eh buranın yerlisiyiz, başkaca arkadaşlar da vardı elbette. Stantlarda gittik yüzümüze makyaj yaptırdık. Birlikte ısındık. Müziğin ritmine ve atmosferin coşkusuna kendimizi kaptırdık.
Şehrin sokakları trafiğe kapatılacağından koşu sonrası rahat dönebileceğim bir yere arabayı park ettim. Hava şahaneydi. Gökyüzü masmavi, deniz kıpırtısız. Stantlar cıvıl cıvıl. Kordonda kısa koşu yapanlar, esneyenler, ısınanlar, sohbet edenler, hatıra fotoğrafı çektirenler... Bu atmosferin parçası olmayı çok sevdim. 15'er dakika arayla 21K, 10 K ve 6 K için start verildi. 10 K'da 1700 küsur koşucu vardı. O bitmek bilmeyen start anı şahaneydi. Sonra bizim sıramız geldi. Özgenle yan yana yerimizi aldık. Düşük tempoyla koşmaya başladık. Koşarken konuşabileceğin tempo dedikleri türden. Kulaklık takmadan kendi nefesimi izleyip etrafın farkında olarak koşmak istedim. Yarış gününe kadar daha çok yürürüm diyordum ama elimden geldiğince, nefesim yettiğince koşmayı da denemek istiyordum. İlk bir km arkadaşımdan kopmadım. Sonra nabzım yükseldi. Hızlı tempo yürüdüm, nefesim toparladı koştum ve bunu sonuna kadar sürdürdüm. İki kadın arkadaşım beni önden karşılayacaktı ve yanlarına koşarak varmak en büyük hayalimdi. O yüzden aman demedim, yoruldum demedim, yürüme tempomu düşürmeye yeltenmedim. Ve otobüs için durağa dahi koşmayan ben 6K'yı kendi hedeflerim doğrultusunda 51dk 43 sn ile bitirdim. Öncesinde kesintisiz 600 metre bile koşmayan biri için güzel bir zafer. En önemlisi zevk aldım. Kendime meydan okumanın, bedenimin yaptığım antrenmanlara karşılık vermesinin, güçlenmesinin tadına vardım.
20 Haziran'da Bozcaada'da yarı maraton var. 5 K, 10,5 K ve 21 K. Arkadaşlarım 10 K için motive ediyor ama 5K ile devam etmeyi, 45 dk süresi olan bu koşuyu 37-40 dk arası bitirmeyi hedefliyorum. Belki ondan sonra sıra 10 K'ya da gelir.
Velhasıl efendim, aralık ayında yeni yıl için koyduğum hedeflerden biri gerçekleşti. Efsanenin izinde koşusunun parçası oldum ve bitirdim. Darısı diğer niyetlerin başına...
