29 Kasım 2022 Salı

Uçuran ve Değiştiren Hayaller

Selen Aydın'ın yazdığı, Sadi Güran'ın resimlediği Sıkıntıdan Patlayan Kasaba bir çırpıda okunuyor. Belirgin bir olay örgüsü, giriş, gelişme sonucu ve aksamadan akıp giden kurgusu olan bir kitap. Çocuklara göre, çocuklar için basitliği in ardına saklanmadan, görsellere güvenmeden derli toplu bir hikâye anlatıyor. Dili temiz, akıcı. Benzetmeler yerli yerinde. Kahramanların isimleri hem orijinal hem de onları canlandırmada pek etkin.

Olimpik anlatıcı Bayan Tepedenbakan'ı anlatarak giriyor hikâyeye. Adı kibrinden gelmiyor. Kasabaya tepeden bakan deniz fenerinde yaşıyor hepsi bu. Herkese, her şeye bakmak ufkunu, göğsünü ferahlatıp fersah fersah açtığından olsa gerek Bayan Tepedenbakan'ı öyle rutinlerle boğulmuş, kısıtlanmış değil, kasabalıların aksine. Kasabanın iyi niyetli, tek tek işini iyi yapan ama hayallerini, meraklarını yitirmiş, haliyle iyiliğin koluna sıkıcıyı sımsıkı takan bireylerinden yavaş yavaş uzaklaşmış. Kasabaya gidişi zaruri ihtiyaçları gider ekle sınırlı. Yine böyle bir ziyarette kasabalıların baam, paat, poof diye bir bir patlayınca teşhisi koyar. Kasabalılar sıkıntıdan, hayallerini ve meraklarını yitirmekten patlıyordur. Çare bellidir. Onların merak duygusunu gıdıklayacak, yeni heyecanlar duymalarını sağlayacaktır. Bu uğurda en büyük müttefiki Bay Sormageç'in tatil için kasabaya gelen torunu Bulut'tur. İki kafadarın planı tıkır tıkır işleyecek, hikâyenin başında bize olağanaltı diye tanımlanan kasaba olağanüstülüğe terfi edecektir.

Sıkıntıdan Patlayan Kasaba gündelik rutinlere, can sıkıntısına, hayal kurmanın, merak duygusunu yitirmenin üzerimizdeki etkilerini hatırlatıyor. Hayat bazen buz tutmaya yüz tutmuş bir göle benzer. Hareket etmezseniz her şey donayazar. Formül belli: hayallerini, heveslerini, merakını paylaşabileceğin dostlar. Kim demişti hatırlamıyorum. Hepimiz çevremizdeki en sık görüştüğümüz altı kişinin ortalamasıymışız. Gayet makul. 

Birlikte değişeceğiniz, gelişeceğiniz dostlarınız eksilmesin. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder