Kış güneşi sarı, cılız parlıyor, gökyüzü mavi ama hava buz. 2 dereceyi gösteriyordu araba. Üzerimde siyah pantolon, ayaklarımda naylon çorap ve iskarpinler var. Öğrenci kolunun seçimi var çünkü. Öğle saatlerinde fakülteye gideceğiz. Fotoğraflarda iyi görüneyim. Bu kılıkla kordonda yürünmez. Soğuğu çeker ayaklarım betondan. Ama gökyüzü davetkar. Kim bilir neler gösterecek bana?
Yaklaşık 1000 adım Starbucks'a gitmek. Havada karada atılır. Sonra sıcak bir mola. Şansıma gökyüzü nasıl mavi, nasıl oyuncu.
İyilik de, kötülük de, mutluluk da üzüntü de geçici. İş bu geçiciliğin geçmesini beklerken ne yaptığımızda, düşüncelerle nereyi tutuşturduğumuzda, durmaksızın nereye odun taşıdığımızda. Maziye odun taşımıyorum nicedir. Hatırla ne yapıyordu kitaba adını veren öykümün kahramanı. Acabalardan, keşkelerden örülü geçmiş zaman çilelerini yokuş aşağı bırakıyor ve olgunlaşmış incirlere girişiyordu abisiyle beraber. İyi olmak cüret ister, cesaret. Şimdinin içinde, sana yemişlerini sunan ağaçları fark etmeyi ister.
Ben yine Starbucks'tayım. Dün olduğu gibi. Berjerler boştu içeri girdiğimde. Ama ben pencere önüne kuruldum. Tahıllı poğaça ve Türk çayı istedim. Aşina sesler, kahvaltıyı işe katık edenler, yola çıkmadan evvel take awaylerini alanların arasında oturdum, yazıyorum. Silmeden, düzeltmeden paylaşacağım. Bugün, burada bunu gördüm, fark ettim diyerekten. Mektubunu bir şişeye koyup suya bırakacağım. Senin kıyına ne zaman vurur bilmiyorum, ses verir misin, onu da bilmiyorum. Ver bence içi not dolu bir şişeyi her gün bulmaz insan. Ben bir keresinde buldum. Van gölünde. "Kuşadası'nda mahsur kaldık. İmdat!" yazıyordu. Bir fotoğraf yok elimde, eski, uzak bir hatıra, güldüren.
Potkal yazmanın güzel bir metaforu. Kerelerce kullandım. Fırsat olursa yine kullanırım. Yalan yok. Klişeler çalışır çünkü. Karabiga'da Potkal diye bir balık restoranı var. Yazın gittik meslektaşlarla. Güzel bir hatıra şimdi. Fotoğraflar anlatıyor geçen günleri. Belki bir gün yine giderim, gideriz. Yollar ve içki masaları yaren istiyor. 2026 yarenlerimizin bol olduğu bir yıl olsun dileğiyle bitireyim ve 1000 adım atayım arabama doğru.

Şişedeki mektup kıyıma ulaştı. Merhaba potkal. Az önce bitirdiğim meditasyon çalışmasında gelen mesaj belki de sana:
YanıtlaSil"çın çın çın zil çalıyor, duyuyor musun? aç kapıyı, geliyor muştular müjdeler, görüyor musun?"
Van gölündeki "kuş" "adası"nda mahsur kalan bizdik, geçen seneydi, ya da zamansız bir zaman. İspat edemem ama hemen şuraya imzamı atabilirim. :)
Yollar ve içki sofralarına olduğu kadar yazılarımıza da yarenlik edenlerimiz olsun 2026'da yolumuza, kolumuza. Böyle manzara daha renkli, çok sesli, pek keyifli..
Meditasyon çalışmasının mesajını sevgiyle kabul ediyorum ☺ Açılsın kapılar, uğurlu yollar... Yazarken de yaşarken de yaren şart, haklısınız ☺ Yeni yıldan muradımız çok. Gelen gideni aratmasın.
Sil