5 Kasım 2026 Perşembe

Ofelya'nın Yazgısı*

 * Bu yazı TDB Dergi 230. sayıda yayımlanmıştır.

19 yaşındaki oğlu Can Akaş’ı kalp yetmezliğinden ani şekilde kaybeden Cem Akaş, oğlunun ölümünü elektronik sigarayla ilişkilendirmiş, bu konuya dikkat çekerek kalan ömrünü aileleri elektronik sigaranın potansiyel zararları hakkında bilgilendirmeye çalışarak geçireceğini söylemişti. Beş yıldır pankreas kanseriyle mücadele eden Cem Akaş oğlundan yalnızca dokuz gün sonra vefat etti. Yayın kurulu üyemiz Tuğba Alaybeyoğlu,  Can Yayınları genel yayın yönetmeni, yazar ve çevirmen Cem Akaş’ın anısına, Hamlet oyununun kahramanlarından Ophelia’nın oyunda eksik bırakılan yönlerini anlattığı “Ofelya” romanı hakkında yazdı.

                                          

                                         Ophelia yağlıboya tablo Sir John Everett Millaais 1852
                                                                                   *

Cem Akaş, Robert Koleji ardından Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü bitirdi. Boğaziçi’nda yüksek lisans yaparken geçimini sağlamak için Yapı Kredi Yayınları’nda yarı zamanlı çalışmaya başladı. New York’ta Colombia Üniversitesi’nde siyaset kuramı üzerine yüksek lisans yaptıktan sonra yurda geri döndü. Boğaziçi Üniversitesi’nde doktora programını bitirdi. Tam zamanlı olarak yayıncılık sektörüne girdi. Yayıncılık sektörünün her kademesinde, editör, genel yayın yönetmeni, yazar, çevirmen olarak çalıştı. Uzun yıllar “Şefin Salatası” adlı bloğuna içerik üretmeyi sürdürdü. Kitapların telif sürelerinin çok uzun olduğuna inandığı için kendi sitesinden kitaplarının pdflerini ücretsiz olarak okura sundu. Geleneksel romancılık ve öykücülük kalıplarını kıran, oyunbaz, deneysel üslubuyla dikkat çekti. Mühendislik, tarih, felsefe, siyaset kuramı ve edebiyat eleştirisi gibi farklı alanlardan getirdiği birikimini yazın evrenine aktardı. “Y” romanında erkeklerin tamamen yok olduğu distopik bir dünya kurgusu yaratarak toplumsal cinsiyet yapılarını tartışmaya açtı. Metinlerinde mizahı ve ironiyi ustaca kullandı.

                                                                 


Cem Akaş, “Ofelya” romanında, tıpkı Tom Stoppard’ın “Rosencrantz ve Guildenstern Öldüler” oyununda yaptığı gibi Shakespeare’in “Hamlet” oyununu arkasına alarak oyunun yan karakterlerinden birini merkeze alıp “Hamlet” oyunuyla olan bağı da koparmadan, oradaki olay örgüsüne sadık kalarak sahne dışında kalan unsurları hayal ederek, kendi kurgusunu yaratmış. Kitapla ilgili yazılı söyleşi ve televizyon programlarında “Hamlet” oyununu çok sevdiğini, oyunun dramatik yapısına, kurgusuna, repliklerine, dönemin dinamiklerine hâkim olduğunu, yazar olarak metinleri yeniden yazmayı bir tür temrin olarak gördüğünü, farklı yazarların üsluplarını taklit ederek yazmayı denediğini dile getiriyordu. Dilin olanaklarını geliştirmenin yolu, bir başka yazarın yarattığı ustalıklı eserlere tersinden giderek sökerek bakmak. Akaş, bunu yazarlık kariyeri boyunca kullanan bir yazar. 1995 yılında yayımlanan “Gizli Hava Müzesi” ilk yayımlandığında Cortazar, Calvino, Barthelme, Asimov, Burgess ve Borges tarafından yazılmış bir derleme olarak okura sunuldu. Akaş, adını gizleyerek yazdığı bu kitapta, her yazar gibi kendinden önce yazanlardan el alıyor; bu yazarların zihnine girmeyi, onlar gibi yazmayı, okurdan saklanarak bir oyun kurmayı amaçlarken eğleniyordu muhakkak. Mühendislikten gelen analitik zekası ve derin okurluk birikimi sayesinde onlarca kitabı yayımlanan yazar, “Ofelya” romanında da bir oyunsu arayışın peşindedir. “Hamlet” uzun bir oyundur. Çok kanlı bir sonu vardır. Finalde neredeyse tüm oyuncular çifter çifter ölür. Cem Akaş’ın Ophelia’nın finale gelmeden kısa süre önce sahne gerisinde sessizce ölmesine, Shakespere’in dönemin de bir unsuru olarak ona “aşkından deliren genç kadın” imgesi biçmesine itirazı vardır. Bu itirazla Ophelia’nın nasıl bir kadın olduğunu, sahne arkasında bizim görmediğimiz hayatının neye benzediğini düşlemeye başlar. Eserlerinde biçim içerik meselesine de özen gösterdiği için sadece “Ophelia’ya aslında ne oldu?” sorusuyla da yetinmez. Fraktal geometri dediği yöntemle inşa eder kurguyu. Bir karenin içinden daha küçük bir karenin çıkması ve giderek küçülmesi gibi ilerler metin. Ancak Akaş, bölümleri her defasında kısaltarak yazmakla da yetinmez, x-y grafiğindeki gibi iki eksen üzerinden ilerletir yapıyı, bir eksende aksiyon yer alır, diğer eksende duygular ve düşünceler. Böylece hem olay örgüsünü takip ederiz, hem de Ophelia’dan Ofelya’ya dönüştürdüğü  kahramanının düşünsel dünyasına gireriz. Bu dünyada Ofelya hakkı yenmiş, aşkından deliren bir kahraman değildir; güçlü, akıllı, hayallerinin peşinden giden biri olarak belirir. “Hamlet” oyunu Kral Hamlet’in ölümünün ardından genç Hamlet’in öğrenim gördüğü Wittenberg’den Elsinor Kalesi’ne gelmesiyle başlar. Akaş ise romanını daha erken bir yerden başlatır. Genç Hamlet Wittenberg’e gidecektir, sevgilisini de yanında götürmek istemektedir. Ofelya, Wittenberg’e erkek kılığında giderek, üniversiteye kaydolur, astronomi dersi alır, Hamlet’in aksine derslerle ilgilidir. Kendi potansiyelini gerçekleştirme imkânlarını zorlar. Oyuna girmeyen bu alanlarda yazarın anlatım imkânları geniştir. Romanın ilerleyen bölümlerinde, baba Hamlet’in ölümünün ardından genç Hamlet Danimarka’ya çağrılır. Bu bölümlerde fraktal geometri nedeniyle bölüm uzunlukları kısalmaya, Shakespere’in yazdıkları Akaş’ın yazdıklarının üstüne düşmeye ve onu kısıtlamaya başlar. Artık Ofelya’nın yazgısı büyük ölçüde Shakespere’in yazdıklarına bağlıdır. Yine de Hamlet’in aşkına bel bağlayan naif kız olmak yerine kendi gücünün farkına varan, yıldızların büyüsünde kendini bulan, hayalleri Elsinor Sarayı’nın sınırları dışına taşan güçlü bir kahramana dönüşmeyi başarır.



1 yorum:

  1. Cem Akaş ismini çok iyi biliyorum ama hiç okumamıştım. Blogunda kitapların pdf'ini ücretsiz koyduğunu da biliyordum. Şimdi "7"yi indirdim. Okuyacağım. Çok etkiledi beni Akaş ölümleri. Allah rahmet eylesin. Yazını okurken Beliz Hoca geldi aklıma. Cem Akaş derslerine katılmış mıydı acaba? O derslerde konuştuklarımızı kendisinin de yaptığını düşünmüş müdür?

    YanıtlaSil