27 Ocak 2026 Salı

Şefkat Peşinde Geçen Bir Ömür

 

                                                                                      Yaşamımda istediğim şey, şefkat…

                                                                                      Kendimle başkaları arasında, karşılıklı olarak

                                                                                      Gönülden vermeye dayalı bir akış…

                                                                                                                               Marshall Rosenberg

 

Marshall Rosenberg (1934-2015), 1940lı yıllarda henüz küçük bir çocukken ABD’nde yaşayan insanların ten rengi, etnisite nedeniyle şiddete maruz kalmasına şahitlik ederek büyüdü. Irkçı saldırılarda siyahilerin öldürüldüğünü gördü. Sahip olduğu Yahudi soyadı sebebiyle okula gittiği ilk gün sözlü ve fiziksel şiddete uğradı. Bu deneyimler, onun için sarsıcıydı çünkü insanların şefkatli bir alışveriş içinde olmaktan zevk aldığına, bunun doğalarında var olduğuna inanıyordu. Bu tezatlık üzerine küçük yaşlardan itibaren düşündü. Sonunda elinde iki kıymetli soru vardı:

“Bizi doğamızdaki şefkatten koparan, şiddet ve sömürü odaklı davranışlara yönelten nedir?”

“Bunun tersine bazı insanları en zor koşullar altında bile doğalarındaki şefkate bağlı kalmalarını sağlayan nedir?”

Marshall Rosenberg, küçük yaşlardaki deneyimleri, şiddet ve şiddetsizlik üzerine merakı, aldığı psikoloji eğitimi, yaptığı klinik psikoloji doktorası neticesinde Şiddetsiz İletişim olarak adlandırdığı yöntemi geliştirdi ve paylaştı.

Şiddetsiz İletişim, Marshall Rosenberg tarafından geliştirilen bir iletişim süreci ve yaşam modelidir. Dünya çapında pek çok ülkede uygulanmaktadır. Şiddetsiz İletişim, herkesin ihtiyaçlarına eşit değer veren ve insanlarla olan ilişkilere, haklı olmaktan veya kazanmaktan daha çok değer veren bir yaşama sürecine odaklanır ve bunu yapmayı mümkün kılan bir dizi araç sunar.

Şiddetsiz İletişim (Şefkatli İletişim ve Zürafa Dili olarak da bilinmektedir) farklılıkları barışçıl bir şekilde çözmek için gereken iletişim akışını kolaylaştırır. Paylaşılan insani değerlere ve ihtiyaçlara odaklanır. Dili, hem iyi niyeti arttıracak şekilde hem de gücenme, küskünlük, özgüveni düşürmek gibi sonuçlar doğurmayı önleyecek şekilde kullanmaya teşvik eder.

Şiddetsiz İletişim, ilk kez 1960larda ABD’nde devlet okullarında, diğer kamu kuruluşlarında ırk çatışmalarına çözüm bulmak için çalışan gruplarda uygulandı. Rosenberg ve arkadaşları, bu iletişim modelini yaymak, toplumsal barışa katkı sunmak için 1984 yılında Şiddetsiz İletişim Merkezi’ni (CNVC) kurdular. Çalışmalar giderek yaygınlaştı, seminerler, atölyeler düzenlendi. Çalışma grupları oluşturuldu. Okullarda, iş yerlerinde, hapishanelerde, ailelerde, topluluklarda yapılan çalışmalarla, çatışmaları çözmek ve önlemek hedeflendi. Savaş ve çatışma bölgelerinde arabuluculuk çalışmaları yürütüldü. Savaşın açtığı yaraları sarmak, topluluklar arasında diyalog geliştirilmesi hedeflendi.

2000lerin başında Marshall Rosenberg, Şiddetsiz İletişim’in temellerini anlattığı “Şiddetsiz İletişim Bir Yaşam Dili” kitabını yazdı. On üç bölümden oluşan kitap, şiddetsiz iletişimin özünü anlatan kaynak bir kitaptır. Rosenberg, kitabında Şiddetsiz İletişimin gözlem, duygu, ihtiyaç ve ricadan oluşan dört basamağını ayrıntılarıyla anlatır. Seminer katılımcılarından örnek hikâyelerle aktardığı teorik çerçeveyi somutlaştırır. Dilin üzerimizdeki etkisini, kelimelerin gücünü, aramızdaki bağlantıyı koparma ya da kurma potansiyelini gösterir. Zihnimizi ve dilimizi ahlakçı yargılardan, varsayımlardan, tahminlerden, değerlendirmelerden özgürleştirmeyi bir hedef olarak önümüze koyar. Zira bunu yapabildiğimiz oranda ilişkilerimizin kalitesi artacaktır. Şiddetsiz iletişimin amacı da budur. Kendimizle ve diğer insanlarla kurduğumuz bağlar, haklı olmaktan, tartışmaları kazanmaktan, daha fazla para kazanmaktan, diğer insanlara iyi görünmekten daha kıymetlidir.

Şiddetsiz iletişimin davetini almak için kitabı okuyun. Çünkü bu davet, daha derin bağlantılar kurmaya, ilişkilerinizin kalitesini yükseltmeye, kendinizle ve dünyayla içinizdeki sakin bir yerden, şefkat, hakikat, açıklık ve barıştan oluşan bir yerden ilişki kurmaya dair.

 

*Kitap ilk kez 2011 yılında Türkçeye çevrilince, Almanya’da yaşayan, Marshall Rosenberg’in atölyelerine katılan Vivet Alevi, ana dilinde şiddetsiz iletişimi yaymayı bir borç bildi, Rosenberg’in de teşvikiyle şiddetsiz iletişim sertifika sürecine girdi ve Türkiye’ye gidip gelmeye başlayarak ülkemizde şiddetsiz iletişimin temellerini attı. Geldiğimiz noktada Şiddetsiz İletişim, ülkemizde CNVC sertifikalı eğitmenler, eğitmen adayları, şiddetsiz iletişim eğitimleri almış ancak sertifikasyon sürecine girmemiş şiddetsiz iletişim gönüllüleri aracılığıyla yayılmaya devam etmekte, öğrenme sürecini destekleyen kitaplar, Şiddetsiz İletişim Türkiye Derneği’nin bir yan kuruluşu olan Şiddetsiz İletişim Kitaplığı yayınevi aracılığıyla basılmaktadır.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder