20 Haziran 2026 Cumartesi

Ada koşusu

Büyük gün geldi çattı. 

Size bu satırları bir otel odasında uzanmış yazıyorum. Bedenim yorgun. Bacaklarımda, ayak bileklerimde hafif bir ağırlık var. Uykusuzum üstelik. Gece uykuya dalmakta çok zorlandım. 01.00, 02.00, 03.00 hepsini gördüm. Sabah ezanını dinledim. Üç saat ya uyudum ya uyumadım. Canımı sıkan, kafamı karıştıran bir şeye rast geldiğimden uykum kaçtı. Gerçek ne bilmiyorum henüz. Bir tahminim var. Zihnim bu hikayeyi sevmedi. Sevmemek ne kelime, yargıladı, kınadı. Hoşnutsuz düşüncelerle boğuştum durdum. Dikkatimi oradan almaya çalıştım ama çok da başarılı olamadım. Elimi kalbime koydum ve anlayış göstermeye çalıştım ve uykuya teslim olmaya... 

Sabah kahvaltı saatinden önce salona indim. Dün yarışa katılacağımı söylemiştim. Siz inin kahve, kahvaltılıklar hazır oluyor demişlerdi. Tam buğday ekmeği, tereyağı, bal, fıstık ezmesi ve kahvem geldi. Bu nezaket ve şefkat karşısında duygulandım, doğrusu. Odaya çıktım. Koşu kıyafetlerimi giydim. Vücudumun açıkta kalan her yerine yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu sürdüm. Şapkamı, güneş gözlüklerimi taktım. Kızım da kahvaltı yapınca alana gittik. Toplu ısınmaya katıldım. Beklemeye koyuldum. 



Beklemek stresimi arttırdı. Uykusuzluğu da düşününce gözüm korktu ama start verilince koşmak dışında seçenek yoktu. 

Çok yavaş başlayıp düzenli bir nefesle gitmeyi planlasam da kalabalıkla hızlı çıkmaktan ya da heyecandan bilemiyorum zorlandım. İlk bir km zor geçti. Ne işim var burada, zaten kalçam da ağrıyor, zorluyorum kendimi, hava sıcak düşünceleriyle boğuştum. Küçük bir çocuğun sesli olarak şu an hayatı sorguluyorum cümlesine gülümsedim ve silkinip kendime geldim. O ara saatim de ilk kmnin bittiği müjdesini verdi. Pace de 9'un altıydı, 8.20 civarı. Go girl, dedim kendi kendime. 

Ada rüzgarı esiyor. Sıcak bunaltmıyor. Yol kenarındaki sazlıklar, zakkumlar gölge veriyor kısmen. Zihnin oyunlarına gelmeyince, tüm dikkatimi nefesi takibe yöneltince yol akmaya başladı. Beni geçenleri umursamadan tempomu koruyarak koşmayı sürdürdüm. Son bir km'de önümdeki koşucunun sevgilisi bitirip ona desteğe gelince ben de aynı motivasyondan sebeplendim. Eğim var, rüzgar karşıdan geliyor, yorma kendini nasihatlerini öptüm başıma koydum. Düze varınca, motosikletleri görünce bas demişti. Öyle de oldu. Son düzlüğe gelince maksimum süre olan 45 dk hedefi için bastım. Yıl kenarında dizilenlerin tezahüratı eşliğinde hızlandım. Kızıma el salladım. Bozcaada belediyesinde çalışan arkadaşımın yanına vardım. Finisher madalyasını boynuma taktım. 



Böylece bir hayal daha gerçek oldu. Şartlar ideal olmadığında bile pes etmemeyi, devam etmeyi deneyimledim. Bedenim ve zihnim beni bugün 5 km taşıdı. Memnun ve gururluyum. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder