25 Temmuz 2017 Salı

ŞUŞU, CAN VE DÖRTTEKER(*)

Türkiye'de engelli olmak hiç kolay iş değil. Kaldırımların engelli bireylere uygun olarak inşa edilmesi, sokaklara rampa, engelliler için hissedilebilir zemin yerleştirilmesi, engelli parkları yapımı, şehir için ulaşım araçlarına erişim kolaylığı sağlanması gibi uygulamalar hâlâ çok yetersiz. Tüm bunlar engelli bireylerin işgücüne dahil olmamasına, evlere hapsolmasına sebep oluyor. Engelliler gündelik hayatın içinde yardımsız var olamadıkları için çocuklar onları yardım edilmesi gereken bireyler olarak görebiliyor, empati yerine sempati geliştirebiliyor. Özensiz yayınlar da bu algıyı güçlendiriyor. 
Okuduğu kitapları eşi Banu'yla birlikte "Bir Dolap Kitap" adlı internet sitesinde ve Açık Radyo'da sundukları programda paylaşan Yıldıray Karakiya, bu algıyı kıran, meseleye doğru yerden bakan bir çocuk kitabı yazmış. Redhouse Kidz'ten yayımlanan, Başak Günaçan'ın resimlediği Şuşu, Can ve Dörtteker bir devam kitabı. Serinin ilk kitabı Şuşu ve Üçtekeri'nden tanıdığımız Şuşu, üçtekerine binmiş yine evde fırtına koparırken dayısı onu kaptığı gibi parka götürür. Şuşu ağaçların arasından fişek gibi geçerken önünde dört tekerli bir araç belirir. 

"Bu bir dörtteker!" diye bağırdı Şuşu. 
Nereye kayboldu bu dörtteker?
İşte! Sağa döndü! Yapraklara dikkat!

Can önde, Şuşu arkada parkın altını üstüne getirirler. Eylemlerinin sonucunda onları parka getiren yetişkinlerden aynı tepkiyi alır, etrafın toplanması için eşit iş gücü göstermeleri beklenir. Neticede karmaşa biter, dağınıklık toplanır. Ebeveyniyle birlikte kitabı okuyan çocuk, engelli bir çocuğun da tıpkı kendisi gibi yaramazlık yaptığına, oyun oynamayı sevdiğine tanıklık eder, üstelik herhangi bir vurguya gerek kalmadan. 


Yazan Yıldıray Karakiya 
Resimleyen Başak Günaçan 
Redhouse Kidz 
Okul öncesi

*Bu yazı 15/07/2017 tarihinde Yeşil Gazete'de Çocuklar İçin Yeşil Kitaplar bölümünde yayımlanmıştır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme