19 Mart 2026 Perşembe

Reset: 9

Bir ay boyunca beraber yazdık. Yaşadıklarımı, yazılarımın içeriğini, birlikte yazma deneyiminin kendisini fark edebildiğim, sakin sakin bakabildiğim bir aylık bir dönem değildi, bu. Belki de çoğunlukla öyledir. Öyledir yani. Kesin. Dünün belirsizliğini, bugünün algısıyla değerlendirdiğimizde ancak bazı şeyler belirginleşiyor, şunu yaptım şöyle oldu, bunu yaptım böyle oldu gibi adımlama taşları gibi diziyoruz A'dan B'ye varış rotamızı. Yaşarken asla bilemediğimiz, bilemeyeceğimiz şeyleri rasyonelize etmeye çalışıyor zihnimiz. Böyle tatmin oluyor, huzur buluyor. Ama orayı değerlendirirken de bu âna bakamıyor. Hep böyle geriden geriden gelmeceli bir hâl. Sırf kontrol etme uğruna. 

Lenin "Güven iyidir ama kontrol daha iyidir," demiş. Borgen'i izliyorum yeniden. İzlediğim bir bölümün başlangıcındaki bir alıntıydı. İkisinin arasında bir denge gözetmek belki de doğru olan. Çünkü kontrol ettikçe, insanın yükü artıyor. Kendi işyerimi işleten bir hekim olarak bunu çok yakından biliyorum. Güvenirken gözlem yapmayı ihmal etmeden, gözler dört açık, kulaklar her şeyi işitirken güvenmeli insan. Öyle körlemesine değil. Rüyamda elimde bir bavul taşımam boşuna değil. 

Bir kısa mola... Madem Reset yazılarını sonlandırıyor, yeni ayı kucaklıyoruz, şu unuttuğumu, farkına varamadığımı dıyurduğum yazılara bir göz atmak istiyorum. Neleri yinelediğimi, neleri fark ettiğimi, hangi tohumları ektiğimi bir bir görmek istiyorum. Okuyorum. Rastgele dizilmiş gibi görünen kelimeler, cümleler aynı tınılarda şakıyor. Umutla...

Şaşırıyor muyum? Elbette hayır! Kışı geride bırakırken, belirsizlikle arkadaşlığı temrin ederken, hayatla didişmeden olanı biteni kabullenmeyi öğrenirken iyi iş çıkardığımı düşünüyorum ve kendime sözünü verdiğim dövmeyi hediye ediyorum. 

Sarı bir çiçek bazen yolumuzu keser, bir "merhaba," der. Sonra zamanı geçer, tohuma kaçar ve uçuşur. Ama umut hiç tükenmez. Elden ele yayılır. Niyeti, öğüdü, anısı bedenimde. Hep benimle.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder