27 Aralık 2013 Cuma

VEJETARYEN KÜLKEDİSİ




Bilinen en eski Külkedisi hikâyesi 9. yy.dan kalma bir Çin masalıdır.
Dünyada sayısız kez işlenmiş bu masal pek çok değişik biçimde anlatılır. Külkedisi'ne yardıma gelen doğaüstü varlık bir peri, ölen annesi, sevdiği ve iyi davrandığı bir hayvan şeklinde karşımıza çıkabilir.
Avrupa Edebiyatı'nda en bilinen versiyonu, Fransız yazar Charles Perrault'ya ait olandır.
Charles Perrault, 12 Ocak 1628'de Paris'te varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Babası tanınmış bir avukattı. Kendisi de hukuk eğitimi aldı. 1651'de Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Paris Baro'suna kaydoldu. Kısa bir süre avukatlık yaptı. Sanata büyük ilgisi vardı.Gelecekte çocuk masallarıyla ünleneceğinden habersiz masal yazmaya başladı. Sebebi basitti. Mevcut örnekleri beğenmiyordu. Kendi çocuklarına okuyabilmek için yazıyordu. Yazmaktan zevk aldığını görünce devam etti. En önemli masalları Külkedisi, Kırmızı Başlıklı Kız, Çizmeli Kedi ve Uyuyan Güzel'di. Yazdığı masallar "Peri Masalları"nın ilk örneklerindendir. Yakışıklı prens, cam ayakkabının tekini Perrault'nun masalında bulur. Diğer masallarda cam ayakkabı yerine, altın veya gümüş ayakkabı, yüzük kullanılmıştır. 1001 Gece Masalları'nda ise cam ayakkabı yerine halhal, küçük ayak yerine ince ayak bileği tasviri karşımıza çıkar.
Külkedisi masalı, yazılı Alman Edebiyatı'na Grimm kardeşler tarafından kazandırılmıştır.
Jacop (1785-1863) ve Wilhelm (1786-1859) Grimm tanınmış iki Alman masal yazarıdır. Köyleri ve kasabaları gezerek yüzyıllardır sözlü olarak anlatılan Alman masal, şiir ve efsanelerini derleyip 1812'den sonra Çocuk ve Yuva Masalları (Kinder und Hausmärchen) adı altında bir kitapta toplamışlardır. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Külkedisi, Rapunzel, Hansel ve Gretel, Parmak Çocuk, Bremen Mızıkacıları, Kırmızı Başlıklı Kız, Çizmeli Kedi, Fareli Köyün Kavalcısı, Kurbağa Prens derledikleri eserler arasında en çok bilinenleridir.
Külkedisi'nin konusunu hepimiz biliriz. Annesi ölmüş, babası yeniden evlenmiştir. Kıskanç üvey annesi ve iki üvey kız kardeşi ona kötü davranmaktadır. Bir gün Prens kendisine eş seçmek için bir balo düzenler. Baloya ülkenin bütün genç kızları davetlidir. Külkedisi giyecek uygun bir kıyafeti olmadığı için çok istediği halde, baloya gidemeyeceğini düşünüp üzülmektedir. Aniden bir iyilik perisi belirir. Külkedisi'ne yardım eder. Külkedisi baloda güzelliğiyle Prens'in başını döndürür.

 YA SONRA?
 















Sonrasını Nunila Lopez anlatıyor.
Bütün gece dans edip dağıtan Külkedisi, saat 12'de evine döndü. Ama ertesi gün öğlen 12'de. İki beyefendi tam karşısında durmuş ellerinde tuttukları cam ayakkabıları giymesini bekliyordu. Ayakları şiştiği için başta ayakkabılar dar geldi ama zorlaya zorlaya ayağına geçirdi. Çünkü Prensle evlenmek zorundaydı. 
Prens keklik yemeye bayılıyordu. Günleri prense keklik pişirmekle geçiyordu. Üstelik Külkedisi vejetaryendi. Prens bir gün bile "Bugün yemek pişirme, vejetaryen pizza söyleyelim." demedi. İlle de o kekliği yiyecekti. Huysuz prens bağırıp duruyordu."Bu yemek çok tuzlu!", "Bu et pişmemiş!", "Bu et yanmış!" Külkedisi asla keklikleri onun ağzına layık pişiremedi. Bütün gün topuklu cam ayakkabılarla gezmekten ayakları yara bere içindeydi. Külkedisi kendini giderek daha kötü hissediyordu. Hasta, bunalımlı ve şaşkın...Vücudunu sıkıca saran kıyafetlerinden, ayaklarını yara bere içinde bırakan topuklu cam ayakkabılarından kurtulabilecek miydi? Neyseki kendisine vejateryen olduğunu ve yalınayak yürümekten hoşlandığını hatırlatan dogmatik olmayan bir arkadaşı vardı.
Böylece Külkedisi "YETER!" dedi ve birden "Yeter Perisi" beliriverdi.
Gerisi kitapta. Alın ve okuyun.
 
Vejetaryen Külkedisi Büyüklere Gerçekçi Bir Masal
Yazan Nunila Lopez Çizer Myriam Cameros
Notabene Yayınları
 
ÖNEMLİ NOT:Yeter Perisi tombul, kıllı ve esmerdir. İçimizde yaşar. "Yeter!" diye seslendiğimizi duyduğu anda bize yardıma koşar. Çok sıkışırsanız ondan yardım istemeyi unutmayın.

1 yorum: