7 Ağustos 2019 Çarşamba

AMEL DEFTERİ

Kâğıdı ikiye böldü. Dikine. Kalın uçlu bir kalemle sınırları çizdi. Sol tepeye kendi adının, sağ tepeye onun adının baş harfini yazdı. Amel defteri hazır. Tüm iyilikler ve kötülükler iki ayrı renkte bir bir işaretlenecek. Sonra bakacak. Hangi renk çoksa ona göre davranacak. 
Evliliklerinin ilk sabahında öperek uyandırdı onu kadın. Bir küçük yeşil çizgi attı sayfaya. 
Dün gece şampanyayı fazla kaçırmış. Beyni zonkluyor adamın. Nasıl da zonkluyor. Kadın hiç susmuyor. Gözlerini kapıyor, yumuyor. Sesler çoğalıyor. Sorular ardı sıra düşüyor uykulu gözlerine, takatsiz kollarının üzerine. Kırmızı, bir kırmızı daha, çok kırmızı daha çekiyor. 
Bildiğin üç yaş coşkusu kadındaki. Yeni konuşmaya başlayan çocuğun "Bu ne?" soruları gibi. Etini dalıyor sorular. Beynini kemiriyor. Anlıyor, daha ilk günden anlıyor. Kadın sesiyle, sorularıyla kulağının içinden girecek, beynini yavaş yavaş kemirmeye başlayacak, iliğini kemiğini kurutacak ama kalbine asla dokunmayacak. Henüz değil. Daha zamanı var. Adam yatağın içinde hâlâ. Doğrulmak istiyor, kurtulmak. Uyku ağır basıyor. Kımıldayamıyor. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme