21 Kasım 2013 Perşembe

SULTAN ABDÜLAZİZ VE EUGENİE


YASAK AŞK

Sultan Abdülaziz, Osmanlı İmparatorluğu tarihinde temaslarda bulunmak ve ikili ilişkileri geliştirmek amacıyla seyahate çıkan ilk ve tek Osmanlı İmparator'udur. 3. Napolyon'un 1867'de Paris Evrensel Sergisi'ne daveti üzerine 46 gün süren Avrupa gezisine çıkmış İngiltere'ye kadar gitmiştir. Bu gezi sırasında Sultan, Paris'te Eugenie ile tanışır.

İki yıl sonra Süveyş Kanalı'nın açılışı için Mısır'a giden İmparatoriçe, İstanbul'u da ziyaret etmeye karar verir. Sultan Abdülaziz, Beylerbeyi Sarayı'nı hazırlatır. Eugenie'yi denizde Saltanat Kayığı içinde karşılar. Ona sunduğu hediyeler arasında binlerce altın değerinde mücevherlerle kaplı oldukça şık şal, tüm İstanbul halkının dilindedir. Sultan'ın bir akşam Beylerbeyi sarayına gidip sabaha kadar misafir olduğu da yüzlerce yıldır söylene durur.
     Hikâye eski. Ancak ben ilk kez geçen haftaki Paris ziyaretimde duydum. 3.Napolyon'un Paris'teki ünlü Garnier Opera Binası'nı, İstanbul'da misafirliği uzamış Eugenie'ye olan aşkının bir işareti olarak yaptırdığı rivayet edilince hikâye ilgimi çekti. Cinsellik, soyluluk, gizem...
    Somerset Maugham'ın anektodunu bilirsiniz. Yeri gelmişken bir kez daha hatırlatalım.
Yazar, bir okulda yaptığı konuşmada iyi bir öykünün şu unsurları barındırması gerektiğini söyler: din, cinsellik, gizem, soyluluk, edebi olmayan bir dil ve kısalık
Ertesi gün bir öğretmen heyecanla gelir. Bu formüle göre bir öykü yazdığını söyler. Maugham, ilk fırsatta okuyup değerlendireceğini söyler. Öğretmen ısrar eder. Öykü, çok kısadır hemen okur.
'Aman Tanrım,' dedi Düşes. 'Hamileyim! Kimden acaba?'”

Sultan Abdülaziz ve Eugenie'nin aşkıyla ilgili daha fazla bilgi almak için şu kitapları okuyabilirsiniz.
Mavi Sütunlu Saray 1867 Evrensel Sergisi'nden Boğaziçi'ne Pablo Martin Asuero (Dost Kitapevi Yayınları)
Saltanat Gecesi: İmparatoriçe Eugenie ve Sultan Abdülaziz Ay Han/ Arif Oruç (Erciyaş Yayınları)
    
   AŞK, İLHAM VERİR.    
    Kapalı kapılar ardında Eugenie ile tutkulu bir aşk yaşayan Abdülaziz, onun aracılığıyla İmparator Napolyon'a bir hediye göndermek istemiş. Yakut ve zümrütle bezeli bir kılıç yaptırmış. Kılıcın kabzasına adaleti ve mücadeleyi simgeleyen 'Pese et Veinque' (Tart ve Yen) sözünü altın harflerle işletmiş.
    Türkçe'de 'Pez-e- Venk' diye okunan bu "ironik"  hediye ve aşk hikâyesi İtalyan ressam Gianluca Malgeri'ye ilham vermiş.
    
     GEÇ GELEN SERGİ HABERİ
     Gianluca Malgeri(d. 1974) İtalyan bir ressam. Floransa Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim eğitimi aldı.Venedik'te görsel sanatlar üzerine lisans programına katıldı. Performans sanatçısı Marina Abramoviç ile çalıştı.
     Malgeri'nin "Pese et Veinque" adını verdiği sergi 17 Ocak-  18 Şubat 2011 tarihleri arasında Galeri Artist İstanbul'da ziyaretçilerle buluştu.
Kurumuş ağaç dallarından yaptığı Antlers çalışması ile korku ve ihtirası, Love Letter adlı çalışması ile hüznü anlatan sanatçı, Oriental Tower ve Anphora adlı seramiklerini ışık oyunları ile birleştirdi. Sultan ve imparatoriçenin Çırağan Sarayı'ndaki portrelerinden esinlendiği kolajında ise mimari ilgisini ön plana çıkardı.


Sergiyi kaçıranlar sergilenen eserlere şu linkten ulaşabilir. www.k-w-y.org


2 yorum:

  1. Elalemin karısına sarkmak ne zamandan beri sanatsal iltifata değer görülüyor? Olmadı hem de hiç Gianluca!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tu, fottuto ignorante! Voi sapete ciò che l'arte!
      Gianluca

      Sil