16 Nisan 2015 Perşembe

ŞAHMERANIN HİKÂYESİ

Şahmeran, Mezopotamya kültürlerinin ortak motifidir. Anadolu'nun farklı bölgelerinde değişik anlatım biçimlerine rastlanmaktadır. Özellikle Mardin ve Tarsus yöresinde halk tarafından benimsenmiş, yüzlerce yıldan beri sözlü olarak sonraki nesillere aktarılan, uğur ve bereket getirmesi için evlere resmi asılan sözlü halk kültürüne ait önemli bir motiftir.
1001 Gece Masalları'nda “Yılanların Kraliçesi Yemlika'nın Hikâyesi” olarak bilinir. 1001 Gece Masalları bir çerçeve masal içinde iç içe hikâyelerden oluşur. Bu tip masal biçimi tamamen Hint buluşudur. Somadeva'nın Hint mitolojisi, masalları ve halk destanlarından derlediği üç ciltlik Masal Irmaklarının Okyanusu anlamına gelen Kathâsagaritsâgara bu teknikle yazılmıştır. Bu tip masal biçiminde üç aşamalı olay örgüsü vardır. Ayrılma, Sınav ve Dönüş. 
 
Şahmeran, başında boynuzu, süslü tacı, taçlı yılanbaşlı kuyruğu ve yılanbaşlarından oluşan ayaklarıyla yarısı insan yarısı yılan olarak tasvir edilir. Bu figür hem güzelliği hem de korkulanı içinde barındırır. Başında tacıyla kadın şah, güzelliğiyle hayranlık uyandırırken, yılan gövdesi ise hepimizin bilinçaltına yerleşmiş olan soğuk yılan imgesi nedeniyle korku, tedirginlik gibi duygular uyandırır. Oysa bu hikâyede asil olan, ihanete uğrayıp ölüme giderken bile sevdiğini affeden, onu koruyan yılanların şahı Şahmeran, ihanet eden, hain olan ise insandır. Şahmeran hikâyesi bize insanın nankör olduğunu, ufacık menfaatler uğruna ihanet edebildiğini, sevginin, bağışlayabilmenin bilgeliğini ve erdemini anlatır.
Şahmeran gerek edebiyat gerekse sinemada defalarca işlenmiş bir konudur.

Çağdaş Türk Edebiyatı'nda onu ilk işleyen yazarlardan biri öykücü Tomris Uyar'dır. Tomris Uyar, henüz ikinci kitabı Ödeşmeler ve Şahmeran Hikâyesi'nde (1973) yüzünü masallara dönmüş, Gecegezen Kızlar (1983) kitabında ise Hansel ve Gretel, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi bilinen masal kahramanlarını günümüz kılığına ve düşlerine sokmuştur.
1965-70 yılları arasında yazdığı İpek ve Bakır isimli ilk öykü kitabı eleştirmenlerin dikkatini çekmiş, öykücülüğünün temellerini sağlam attığı ortak görüşleri olmuştur. Füsun Akatlı "can alıcı zumlar" aracılığıyla sıradan ve mutsuz insanları anlattığını söyler. Kahramanları yalnız, genel gidişatın dışında kalan kimselerdir.
1973 yılında ikinci öykü kitabı Ödeşmeler yayımlanır. Kitabın kahramanları bir şekilde hayatın dışında kalmış kimselerdir. Kahramanların kendileriyle ya da çevreleriyle giriştikleri ödeşmeler hikâye edilmektedir. Şahmeran'ın Hikâyesi geleneğe dayalı anlatımına rağmen bu izlekten çok da bağımsız değildir. Camsap, benzerleriyle daha mutlu olacağına inanarak Şahmeran'ı gitmesi konusunda ikna eder ancak eve döndükten sonra hiç de mutlu olmaz. Şahmeran'a verdiği sözün ağırlığı yüreğini ezer. Dışarıya çıkmaz. Onu kuyuda bırakan arkadaşlarının maddi tekliflerini geri çevirir. Şahmeran'ı ele verdikten sonra vicdan azabıyla dağ, bayır dolaşır ve Lokman Hekim efsanesi doğar.



 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme