22 Aralık 2015 Salı

İLK GÖZ AĞRIM: LODOS ÇARPMASI




İlk göz ağrım Lodos Çarpması hakkında yazılanlar, çizilenler:

Öykü ile atölye döneminde tanıştım desem yeridir. Öykü, bu tür atölyeler için mükemmel bir araç. Kısa sürede yazabiliyor, okuyor, üzerine tartışabiliyorsunuz. Burada türün iyi örnekleriyle tanıştım ve içime öyküden zevk alma tohumları ekildi.

Onur Çalı'ya ilk göz ağrımı anlattım.

İmkân buldukça Kent Sohbetleri'ne katılıyorum, sergileri geziyorum. Bahsettiğin söylenceler, kentin tarihi içinde unutulup gidilmiş insan hikâyeleri ve masallar buralarda yolumu kesiyor. Bu umulmadık kesişmeler beni çok heyecanlandırıyor, beni de okuru da daha tatmin eden, daha geniş bir öykü evreni ortaya çıkıyor.
Ebru Askan'ın Meraklı Okur Söyleşilerinin ilk konuğu oldum.

Tuğba Gürbüz'ün ilk öykü kitabı "Lodos Çarpması" Notabene Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Tanıtım bülteninden:
Sıcaklığı, harareti yükselten, serinleteceğine bunaltan, nefes darlığına, halsizliğe yol açan bir lodos rüzgârı estiriyor Tuğba Gürbüz öykülerinde.

Edebiyathaber Lodos Çarpması'nın tanıtım bültenine yer verdi.

30/12/2015 tarihinde ÇOMÜ Kampüs FM'de Kentte Sanat Kampüste Sanat programında Muteber Yüğnük'ün konuğu oldum.


Yayını buradan dinleyebilirsiniz.

Lodos Çarpması'nı okumaya başladığınızda, tarihin acımasız kanlı gerçekleri içinde yaşam mücadelesi veren, her anlamda savaşmak zorunda kalan sıradan insanların hayatta kalma mücadelelerini ve kalp çarpıntılarını duyacaksınız.

Ayşegül Kocabıçak'ın Lodos Çarpması hakkındaki değerlendirme yazısı Birgün gazetesinde yer aldı.

Lodos Çarpması'nda keşkeler... Yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide bir adım öncesi ve sonrası... Lodos Çarpması'nda umut daima var, hayal kurmaksa serbest!

S. Duygu Ceritoğlu'nun Lodos Çarpması hakkındaki değerlendirme yazısı  Okuryatar'da yer aldı.

Dostlarla Lodos Çarpması üzerine sohbet ettik.



Anlatmaya dayanan, anlatma ihtiyacından doğan öyküler yazdığım için bu dosyada asıl meselem "nasıl daha iyi anlatabilirim" idi.

Reyhan Yıldırım ile Lodos Çarpması hakkında yaptığımız söyleşi Edebiyathaber'de yer aldı.

İşte böyle ilk başından çarpıyor öyküler. Güçlü sözcükler yan yana dizildikçe sayfalar bitiveriyor. Geriye okurken sizde bıraktığı izler kalıyor.
Gaye Dinçel'in Lodos Çarpması hakkındaki değerlendirme yazısı Checkin dergisinde yer aldı.

En sevdiğim iki öykü Kremalı Patates ve Yaprak. İkisinde mekân anlatımı çok iyi. Görsel olarak canlandırabildim onları kafamda. İki öykü de incecik, kırılgan. Cam bir şişeye koyup denize bırakalım, sonsuza dek o saflıkta kalsınlar.
Konserve Ruhlar, bloğunda Lodos Çarpması'na yer verdi.

Esenler Sosyal Yaşam Evi Edebiyat Kulübü katılımcılarıyla Lodos Çarpması ve yazma cesareti üzerine sohbet ettik.



Geniş bir zaman ve mekân çeşitliliği var öykülerde. Tarihsel arka plan günümüz öyküsünde çok az kullanılıyor, belki bu konuya ilgi duyduğum için daha bir değişik gözle okudum tarihle öykünün buluşmasını. Tarihsel olanı, gerek diliyle, gerek anlatımıyla, öykü kişilerinin dünyalarındaki yansımalarıyla çok iyi kullandığını düşündüm Tuğba Gürbüz'ün.

Kadir Yüksel, kitapeki'ndeki Bir Raftan Bir Sahaftan köşesi için kaleme aldığı NotaBene Yayınları Öykü Dizisi yazısında Lodos Çarpması'na da yer verdi.



Öyküyü romandan daha kolay bir tür ya da romana geçiş basamağı olarak görmüyorum ancak şu da bir gerçek: Roman yazmak, daha uzun zaman, sabır, yoğun ilgi ve süreklilik gerektiriyor ve benim hayat tarzıma da kişiliğime de uymuyor.
Meslektaşım Füsun Şeker ile Lodos Çarpması üzerine yaptığımız söyleşi TDB Dergi'de yer aldı. 

Tuğba Gürbüz, ilk öykü kitabı Lodos Çarpması'nda "Kadın, aile ve Çanakkale" temalarıyla özgün bir dil yakalamayı başarmış.
Tunç Kurt'un Lodos Çarpması hakkındaki değerlendirme yazısı Edebiyathaber'de yer aldı. 
Tuğba Gürbüz, bir ilk kitapla çıkıyor karşımıza: Lodos Çarpması (Notabene 2015). Kimi sözcük seçimi tökezlemelerine karşın bir ilk öykü kitabı için yüksek düzeyli bir çıkış denebilir yazar adına. Bir öyküsünde anlatıcısına şöyle dedirtiyor nitekim: "Hikâyenin kısa zamanda okuru içine çekmesini, kelimeleri tasarruflu kullanmasını, aritmetiğini, hiçbir fazlalığa, hantallığa izin vermeyen yapısını yeni yeni seviyorum" (31). Öyküde kalıcı adlardan olmaya aday gördüğüm Tuğba Gürbüz'ün, bu doğrultuda onun peşini bırakmaması zorunlu ama. Yazar salmazsa kendisini öykü de onu bırakacaktır kesinlikle. 
Sadık Aslankara 2 Şubat 2017 tarihinde Cumhuriyet Kitap'ta Kitaplar Adası köşesinde Lodos Çarpması kitabına da değindi. 





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder