19 Ekim 2018 Cuma

Metnin niyeti, yazarın tarafı

Son iki yıldır şiddetsiz iletişim, empati, duygu farkındalığı, iletişim becerilerini arttırmak, öfke kontrolü, akran zorbalığı, ötekileştirme gibi konular özellikle ilgimi çekiyor. Bu konularda bilgimi arttırmak için sayısız okumalar yaptım. Kızımın bu bilgileri bir hikâye aracılığıyla içselleştirebilmesi için çocuk edebiyatındaki örneklerini inceledim. Çünkü nöroloji biliminin ve görüntüleme tekniklerinin artmasıyla yapılan çalışmalar, hikâye okuduğumuz ya da dinlediğimiz zaman beynimizin kahramanın yolculuğuna eşlik ettiğini, bizzat deneyimliyormuş gibi tepki verdiğini gösteriyor. O yüzden vereceği kıssayı iğnenin gözüne saklayan iyi yazılmış çocuk metinleri bulmaya çalışıyorum. Çok iyi örneklerine de rastlıyorum. Bilgi vermek amaçlı yazılan, hikâyeleşememiş, yazarın duygu ve düşüncelerinden oluşan metinlere de... Yetişkin edebiyatında da çocuk edebiyatında da metnin niyetinin, yazarın tarafının içeriğin önüne geçtiği, fazladan paye verilerek şişirildiği örnekler çok. İyi kitap avlamak giderek zorlaşıyor. Kitap tanıtım yazılarının büyük çoğunluğu künye bilgisi ve kitabın konusunu aktarmakla yetiniyor. Çok büyük sözlere, düşünür ve yazar alıntılarına hacet yok, merakımı harlasın, hevesimi kışkırtsın yeter. Ayrıntılı bir yol haritasına ya da benim yerime hangi duraklarda durmam gerektiğini söyleyen bir pusulaya ihtiyacım yok. Bu, benim yolculuğum. İstediğim yerde dururum, istediğim yerde hızlanırım. Belki hakkında üç beş satır yazarım, belki de yalnızca o kitaba ait duyguyu bulmak ve hatırlamakla yetinirim. Blog devrinin bittiği söyleniyor ama bana göre has edebiyatın izini sürmek için hâlâ en doğru yer. Ve fakat ben iyi bir iz sürücü değilim. Yeni tanışıklıklar için havayı nasıl koklayacağımı bilmiyorum.  
                                                                    

3 yorum:

  1. Eşeleyerek galiba, yığının arasından iyisini bulmak için başka çare yok. Bu sadece çocuk kitapları için değil, edebiyat yapıtları için de geçerli galiba. Geçenlerde bir söz okudum, "iyi niyet yeterli olsaydı, dünya birinci sınıf yazarlarla dolu olurdu" gibisinden. O yüzden, "kitap tanıtım" yazılarının çoğu fıs zaten. Hepimize kolay gelsin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öykü Dünlükleri'nden takip ederim, artık. Güzel haber! Tebrik ediyorum. :)

      Sil
  2. İlgi duyduğunuz konular çok çarpıcı ve toplum olarak zaaflarımızın ortaya çıktığı davranışları ele alıyor. Bu konuda toplum olarak eğitilmeliyiz. Eğitimin yolu araştırmak ve okumaktan geçiyor.

    YanıtlayınSil