6 Kasım 2014 Perşembe

GÜLÜMSETEN İMZA GÜNÜ ANILARI

Bu aralar başka başka işlerle dolu zihnim kimi keyifli, heyecanlı, kimi sıkıntılı... Hâl böyle olunca bloğu düşünemez oldum ama sözüm var, kötü kişi olmayacağım kendimle, yazacağım.
Ne yazacağımla ilgili en ufak fikrim yokken Ahmet Büke sosyal medyada gülümseten imza günü anılarını paylaştı. 33. İstanbul Kitap Fuar'ına sayılı saatler kala yazarlardan gülümseten imza günü anıları derlemesi fikri de böylece gelişti. Katkılarınızı her zaman bekliyorum. Duyduğunuz, okuduğunuz, başınızdan geçen gülümseten, ilginç imza günü anılarınızı yorum olarak yazın lütfen. 
Ahmet Büke
"En güzel imza günü anısı Diyarbakır'da idi. 'Abi, ben buranın delisiyim, kimsenin gitmediği yazarlarla lak lak ediyorum,' demişti. Öykü hayatta."
"Tabi ikinci sıra da şuna gidebilir: Bir kere de İstanbul'da, imza masasının beş metre ilerisinde bir sıra oluşmuştu. Herkes tavana falan bakıyordu. Meğer bizden sonra Can Dündar'ın imza günü için sıra tutuyorlarmış." 
Yekta Kopan 
"Bir kitap fuarında bana doğru geldiğini görünce gülümsediğim bir okur, 'Hüzünlü şeyler yazıp sonra da böyle gülmeye hakkınız yok!' demişti. Kitabımı imzalatmadan gitti güldüğüm için."
http://webtv.radikal.com.tr/kitap/2055/yekta-kopan-dan-ilginc-bir-fuar-anisi.aspx
"İzmir'deki bir kitap fuarında ise, hemen yanımdaki Tarık Akan'ın imza kuyruğunun uzun olduğunu gören bir okur, "Onun kuyruğu çok uzun, bekleyecek hâlim yok, sonuçta bir imza, sen de imzalasan olur," demişti."
http://filucusu.blogspot.com.tr/2010/11/imza-gunu.html
Müjdat Gezen
"Bir gün küçük bir çocuk geldi. Benim imza günüm var. Aziz abi (Aziz Nesin) yoktu o gün. Çocuk Aziz Nesin'in kitabını imzalamamı istedi. Evladım bu Aziz Nesin'in kitabı dedim. 'Olsun ikiniz de komiksiniz." dedi."
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/24859156.asp



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme