26 Ağustos 2015 Çarşamba

YAZAR KABIZLIĞI


Yazar tıkanıklığı, yazarların veya yazmak isteyenlerin korkulu rüyası

Yazar tıkanıklığı deyince aklıma hemen, özür dileyerek, yazar kabızlığı geliyor. Şu nedenle ki kabızlık ya hareketsizlikten ya uygun olmayan sağlıksız gıdaların tüketilmesinden dolayı oluşur. Çoğu kez de alışık olduğumuz zaman diliminde tuvalete gitmeyi ihmal ettiğimizde, hele ki birkaç kere üst üste tekrarlanırsa, bünyede şişkinlik ve rahatsızlık yapar.

Kabız olmamak için neler yapmamız gerekiyorsa, yazabilmek için de aynı şeyleri yapmalıyız.

1.  Oku, oku, oku! Bünyeye iyi gelecek “iyi okumalar” yap! Unutma, bünyene ne alırsan, dışarı onu verirsin!

2.   Aynı yerde saatlerce hareketsiz kalma. Dışarı çık, yürü, koş, bisiklete bin, hareket et ki dolaşım sistemin çalışsın beynine süper fikirler hücum etsin.

3.   Her gün yaz! Bünye yazmaya alışırsa, yazmadan duramaz.

4.  Yeni bir öykü, roman veya projeyi tamamlamışsan yazmak istemeyebilirsin. Fikirlerini, kaynaklarını tüketmiş olabilirsin. O zaman yazmaya bir süre ara ver. Tüm gün aylaklık et, film seyret, alışveriş yap, müze gez, oku ama sakın kendini yazmaya zorlama!

5.   Aynı anda birkaç öykü veya farklı tür yazmak iyidir. Öykü yazarken tıkanırsan, üzerinde çalıştığın köşe/blog  yazısına veya romana devam edebilirsin. Farklı yazı türleri birbirlerini tetikler.

Yazacak hiçbir şey bulamıyorum diyorsan…  

Diyalog avcısı:

Bir defteri yalnızca diyaloglara ayır. Kafeler, çocuk parkları, alışveriş merkezleri, metro, metrobüs, vapur ideal yerler. Hele ki herkes cep telefonuyla bangır bangır konuşurken. Diyalogları aklında tutabilir, deftere not alabilir veya kayıt yapabilirsin. Aman sakın çaktırma, başın belaya girer!

5 Duyu:

Herhangi bir mekân çalışması için uygulayabilirsin. Tat, koku, his, duyma, görme. Görme, her yazarın kolaylıkla kullandığı duyu. Gördüğünü yazıyorsun, tamam. Diğerlerini de ihmal etme. Her duyu için kelimeler veya kısa açıklamalar yaz.

Tat: kurabiye, kahve, krema, tarçın, süt, parfüm, deri, kavrulmuş kahve, eski kumaş…

Listeleme:

Günlük hayatımızda çokça liste yapıyoruz… Alışveriş, davet, yapılacaklar, gezi, hediye listeleri.  Bunu yazmak istediğin şeyler için de yapabilirsin. İster öykü olsun, ister bir fikir… Bir mekân, bir karakter…
Ayşe: kısa, tombul, sivilceli, 35, kaşları alnında bitişik, al yanaklı, topukları pembe, bakire…

Karakterle zaman geçirmek:

Karakterinle alışverişe çıkmak veya bir kafeye gitmek sana onun hakkında bilmediğin detayları gösterecektir. Kahvesini nasıl içer, hangi dükkânlardan alışveriş yapar. Neler giyer, neler yer vs… Karakterini koluna tak ve gezdir!

Buzdolabı alıştırması:

Birinin buzdolabının içini detaylı yazmayı dene. Kapı gözlerinde, buzlukta, raflarda neler var? Bu yiyecekler nasıl kaplarda duruyor? Plastik kap mı, jelâtinde mi, gazete kâğıdına mı sarılı maydanozlar? Yumurtalıkta oje mi var? Bu bize o kişilerin beslenme alışkanlıklarını, hayata bakışlarını, ekonomik durumlarını ve diğer her türlü detayı verir.

Sözlük alıştırması:


Sözlükten, bakmadan, parmağını koyarak rastgele üç kelime seç. Bunları boş bir sayfanın başına yaz. Kronometreyi 15 dakikaya ayarla. Elini kaldırmadan kendini yazının akışına,
bilinçaltına bırak.  Bu kelimeleri birbirleriyle ilişkilendirerek yazmaya çalış. Geri dönüp yazdıklarını okuduğunda sende kalan his nedir? Bu his üzerine yazmaya devam edebilirsin.
Cümle kutusu:

Okuduğun, duyduğun veya senin aklına gelen cümleleri, beğendiğin fikirleri küçük kartonlara yaz, bir kutuda biriktir. Tıkandığın anlarda bunlara başvurabilirsin. Virginia Woolf, Tezer Özlü, Didem Madak, Melville, Camus, Hidayet, Dostoyevsky benim kartlarımda olanlardan bazıları…
Başka yazarların işine karışmak:
Sevdiğin kitaplardan/yazarlardan paragrafları bir kâğıda yazmaya başla ama aralarına kendi cümlelerini katarak genişleterek. Bakalım neler çıkacak?
Atıştırmalık başlangıçlar:
1.Kapıdan çıkan kim? Sırrı ne? Elinde ne var?
2.Elbise dolabının gerisinde Seyfi ne buldu? Niçin çok şaşırdı? Şimdi onunla ne yapacak?
3.Mualla’yı kim aldattı? Nerede? Şimdi Mualla ne yapacak?
4.Berfin niye kendini arabadan dışarı attı? Direksiyonda kim vardı? Berfin yoluna nasıl devam edecek?
Bunlar sonsuz yazı alıştırmalarından yalnızca bir kaçı.  Tek yapmamız gereken, abur cubur kitaplarla beslenmemek. Sonra ya tıkanırız ya da ortalığı saçma sapan şeylerle batırabiliriz. Yolunuz ve kaleminiz açık olsun.
Füsun Çetinel

1 yorum:

  1. yazacaklarını yaşamalısın yani empati yoluyla yaşayarak hissederek yazmalısın.biraz zor ama başarı garanti 'hissetmeden,yazdıklarını kurgulayıp yaşamadan yazamazsın

    YanıtlayınSil