31 Ağustos 2022 Çarşamba

Yazı maratonu bitiyor

Ayın son günü. Kitap yazma ayı bitiyor. Öyle sıkı sıkıya sadık kaldığım, her gün 1667 kelime yazabildiğim bir ay olmadı. İlk on gün elimden geleni yaptım. Tatil, yol demeden ipin ucunu kaçırmamaya çalıştım. Sonra sonra ip kayıverdi elimden, öyle hızlı, zincirinden boşalır gibi değil ama teklemeler, geride kalmalar başlayınca bir kez yakalamak için fazlaca mesai vermem gereken bir hâle büründü. Bu fazladan mesaiyi verme isteği duymadım. Hayat da bu kadarına müsaade etti. Hemen her gün bilgisayarımı açtım. Galiba yalnızca bir gün elim bilgisayara değmedi. Geriye dönüp yazdıklarımı okumadım henüz. Çoğunlukla yinelemeler var, biliyorum, işin doğası gereği. Çünkü belli bir proje üzerinde çalışmıyorum. Bir roman taslağı ilerletmiyorum. Zihnim beni daldan dala bırakıyor, ben de onların peşini topluyorum. Yazılan  her kelime, anlatılan her durum, her betimleme çabası, her duygu durumunu aktarabilme çabası yazma becerisine dahil. Dolayısıyla zaman daima lehimize akıyor, kelimelerle buluştuğumuz her an. Dolayısıyla 50 bin kelime beklentisini yakalayamasam da (bir önceki blog yazısında asla'yı belki'ye, deneyebilirim'e çevirmekten bahsediyordum) olduğu kadarını takdir edebilirim. Uzun uzun kelime tamamlamak yerine durumlar listeledim, benzetmeler, metaforlar, anlatmak istediğim duyguları, durumları not ettim. Sonbahar kapıda. Bu listeleri elden geçirme, içinden işe yarar şeyleri çekme uğraşının iyi geleceğine eminim. Umarım unutmam. Zira eski kitap yazma ayı defterlerinin, Word dosyalarının üzerini bir parmak toz kapladı, sayfaların arasını örümcek ağları sardı. Yani neymiş, biriktirmenin, istiflemenin mevsimi değilmiş. Yazılanları açmanın, sermenin, okumanın, değerlendirmenin mevsimiymiş. Çiftçinin işi ürün toplamakla bitmezmiş. Hasadın verimi, çiftçinin yorgunluğa yenik düşmemesine, elindekinin kıymetini bilmesine bağlıymış. O halde önce kendimi bu çılgın yazı maratonuna bir kez daha katılma cesareti ve kararlılığı gösterdiğim için tebrik ediyor, kısa bir dinlenmenin ve kutlamanın (öyle bir şey değil gururlu bir kahve içimi belki) ardından yazılanın içinden kofu, boşu ayıklamaya, verimlisini, irisini ayırmaya, üzerinde çalışmak için zaman ayırmaya davet ediyorum. Davete icap gerekir, özellikle de kendinden geliyorsa... 

Yazı maratonu ile yaz da bitiyor. Yazı Hümeyra'nın buğulu sesiyle uğurlamalı. 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder